Flash

6/recent/ticker-posts

İLİŞKİLERDE MANİPÜLASYON Yazar Mira Nevin ASİLOĞLU

 İLİŞKİLERDE MANİPÜLASYON


Bazı ilişkiler ilk bakışta sıcak bir eve benzer. Işıkları yanar, kapısı aralıktır,

içeri girince üşümezsiniz.

Ama zaman geçtikçe fark edersinizki:

O evde pencere yoktur.

Manipülasyon, çoğu zaman gürültüyle gelmez.

Sessiz gelir.

Nazik gelir.

Hatta bazen sevgi gibi kokar.

En tehlikeli manipülasyon türü, insanın kendi zihnine yabancılaşmasına sebep olandır.

Çünkü manipüle edilen kişi, karşısındakiyle savaşmaz; kendi algısıyla savaşmaya başlar.

“Ben mi yanlış anladım?”

“Ben mi fazla hassasım?”

“Ben mi abartıyorum?”

İşte manipülasyonun en ustaca kurduğu tuzak budur:

Kişinin kendi iç pusulasını bozmak..!

Manipülatif ilişkilerde gerçeklik yavaş yavaş eğilip bükülür.

Dün sizi rahatsız eden şey, bugün “normal” gibi gösterilir.

Bugün sizi inciten davranış,

Yarın “senin iyiliğin için yaptım” cümlesine dönüşür.

Ve insan, sevildiğini sanarak yavaş yavaş küçülür.

Manipülasyon çoğu zaman açık kontrol değildir; duygusal iklim yaratmaktır.

Kişi, karşısındakini kaybetmemek için kendi sınırlarını silmeye başlar.

Önce “bir kerelik” susar.

Sonra “idare ederim” der.

Sonra kendisini duyamaz olur.

Oysa sağlıklı bir ilişkide insan, kendisine yabancılaşmaz.

Tam tersine, kendisine daha çok yaklaşır. Potansiyelindeki tüm cevher zamanla açığa çıkar. Çünkü sevgi bunu besler ve bunu sağlar.

Sevgi, insanın sesini kısmaz.

Sevgi, insanın sesini netleştirir.

Manipülasyonu fark etmenin en güçlü yolu, duygulara kulak vermektir.

Bir ilişkide sürekli yorgun hissediyorsanız…

Sürekli suçlu hissediyorsanız…

Sürekli kendinizi açıklamak zorunda hissediyorsanız…

Belki de sorun sizin hassasiyetiniz değil, maruz kaldığınız görünmez baskıdır.

Sınır koymak çoğu zaman bencillik sanılır. Oysa sınır, sevginin düşmanı değil; taşıyıcısıdır.

Sınır olmayan yerde ilişki değil, "erime" vardır.

Sevgi, birini kendinize bağlamak değildir.

Sevgi, iki insanın da kendi merkezini kaybetmeden birbirine yaklaşabilmesidir.

Çünkü gerçek sevgi, insanı küçültmez.

Gerçek sevgi, insanın içindeki evi genişletir.

Ve o evde her zaman bi eve yaraşır sıcaklık hâkimdir.

Peki, şiir gibi bi giriş yaparak ben de ilişkilerde manipüle eden kişilerin onları buna iten gerçeklerini görmezden gelmenizin ve orayı çözmenin ne kadar da önemli ve değerli olduğunun önüne geçmiş olmadım mı? Evet. İşte işin bu tarafını hasır altı etmezsek mağdur gözünden mağduriyetleri anlatır dururuz ve bu kimseye hiçbişey kazandırmaz maalesef.

O hâlde, bu noktada manipülasyon kelimesinin sözlük anlamına bakarak o kişilerin yaptıklarının teoride ne olduğunu bi anlayalım ki kişi ne ederse kendine eder atasözü bu noktada bir kez daha önem ve anlam kazanmış olsun ve evet Manipülasyon: "Yönlendirme, seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme"dir. "Kişinin kendi yararına olacak şekle sokması"dır. Demekki gerçeğe eklenen yalanlar söz konusu, peki yalanlar kişilerin kara lekesi ise bunun bu dünyada yüz kızartıcı diğer âlemde de ruha azap kısmı yeterince caydırıcı olmuyorsa bi düşünmek gerekmez mi kişi ne yaşadı da tüm bunları hesaba katmadı katmayı bile düşünmedi veya tercih etmedi...

Bence, sorunlar mağdurun da mağdur edenin de tarafından incelenerek ancak çözüme ulaşır. Ailesi tarafından onay görememiş bir bey tanıyorum sevdiği kadına senin ailene kendimi sevdiricem, hatta beni senden daha bile çok sevecekler demişti..

İşte burdaki "senden bile daha çok sevecekler" cümlesi aslında farkedene çok şey açıklıyor olmalı..

Burda içten içe onları ele geçirirsem sana zaten her istediğimi yaparım alt anlamı gizlidir. Bazı manipülasyonlar, sevgi ve aidiyet vaadiyle başlar.

Örneğin birinin size, “Senin ailene kendimi çok sevdireceğim. Hatta zamanla beni senden bile çok sevecekler.”

demesi ilk anda etkileyici, hatta güven verici görünebilir.

Çünkü çoğu insan için aile, en savunmasız olduğu alandır. Birinin, hayatınızdaki en önemli insanlara değer vermek istediğini söylemesi; ilişkinin ciddi, güvenilir ve kalıcı olabileceği duygusunu yaratır. Bu cümle, insanın içinde şu hissi uyandırabilir:

“Demek ki beni hayatının merkezine koyuyor.”

“Demek ki benim dünyamı sahiplenmek istiyor.”

Ancak manipülasyon çoğu zaman doğrudan zarar vererek değil, önce güven kazanarak ilerler.

Zaman içinde kişi, ailenizle güçlü bağlar kurabilir. Onların güvenini kazanabilir. Onların yanında ilgili, anlayışlı, fedakâr bir profil çizebilir. Bu noktaya kadar her şey sağlıklı bir ilişki dinamiği gibi görünebilir.

Kırılma noktası ise genellikle görünmez şekilde başlar.

Sizinle yaşanan sorunlar, küçük ima cümleleriyle üçüncü kişilere aktarılabilir.

Sizin hassasiyetleriniz, “zor karakter”, “kırılgan yapı”, “abartma eğilimi” gibi etiketlere dönüştürülebilir.

Ve bir gün kişi, kendisini en güvende hissettiği insanların gözünde anlaşılmayan, yanlış aktarılan ya da eksik temsil edilen biri olarak bulabilir.

Manipülasyonun en yıkıcı taraflarından biri tam olarak budur:

İnsan, sadece partnerine değil, kendi sosyal güven alanına karşı da savunmasız bırakılır.

Bu noktada yaşanan hayal kırıklığı, sadece bir ilişki kaybı değildir.

Aynı zamanda güven algısının kırılmasıdır.

“Ben bunu nasıl göremedim?”

“Ben buna nasıl inandım?”

soruları, çoğu zaman kişinin kendisine yönelttiği acımasız sorgulara dönüşür.

Oysa manipülasyonun doğası zaten görünmez olmaktır.

Manipülasyon, insanın zayıf noktalarını hedef almaz sadece; değer verdiği şeyleri hedef alır.

Aile gibi. Aidiyet gibi. Kabul görmek gibi.

Ve belki de manipülasyonun en acı gerçeği şudur:

Bazen insan, kalbini açtığı yerden değil, güvende olduğunu sandığı yerden yaralanır.

Ve işin en sert gerçeği şudur: Manipülasyon, sizi kaybetmekten korkan insanların değil; sizi kaybetmeyi göze alıp, buna rağmen sizi kontrol etmek isteyen insanların aracıdır.

Sevgi, sizi yalnızlaştırmaz.

Sevgi, sizi değersiz hissettirmez.

Sevgi, sizi kendi hayatınızın tanığına çevirmez.

Bir ilişkide kendinizi sürekli savunmak zorunda hissediyorsanız, orada sevgi değil, güç savaşı vardır.

Ve sevgi, asla savaş alanında büyümez.

Bazen en büyük uyanış, birinin sizi sevmediğini fark etmek değil; Sizi sevdiğini söyleyerek sizi küçülttüğünü fark etmektir.

Ve insan, en çok da bunu anladığında değişir.

Sessizce.

Geri dönmemek üzere.

 Yazar Akademisyen

Mira Nevin ASİLOĞLU

Yorum Gönder

0 Yorumlar