Flash

6/recent/ticker-posts

Dirilmek, Hatırlamakla Başlar

     Dirilmek, Hatırlamakla Başlar


İnsan en çok ne zaman yorulur? Kendi özünü inkâr ettiğinde…

Hayat dediğimiz yolculuk, çoğu zaman bize dışarıdan giydirilmiş kimliklerin ağırlığıyla ilerler. “Başarılı olmalısın.”, “Para kazanmalısın.”, “Güçlü görünmelisin.” gibi kalıplar, insanın ruhuna yerleşen görünmez zincirlerdir. Oysa insanın içindeki asıl arayış görünmek değil; anlaşılmaktır. Görünür olmak kalabalıklara hitap eder, anlaşılmak ise insanın kendi kalbine…

Şuna inanıyorum ki, insanı asıl dirilten şey keşiftir. Ancak bu keşif, yeni coğrafyalar bulmakla ilgili değildir; insanın kendi iç dünyasında saklı olanı fark etmesiyle ilgilidir. İçindeki çocuğu, yarayı, öfkeyi, merhameti, sevgiyi ve neşeyi… Hepsini bir bütün olarak görmek ve kabullenmek… Çünkü insan, kendini yoklamadan büyüyemez. “Serçeşme” türküsünde duyup etkilendiğim “Cahiller kendini aklar, kamiller özünü yoklar.” dizelerinde Dertli Divani’nin ifade ettiği hakikat de tam olarak burada başlar: Kendini tanımayan, kendini inşa edemez.

Özüne dönmek, zamana ya da mekâna karşı gelmek değildir; aksine insanın kendi varlığına şahitlik etmesidir. Bugünün dünyasında en büyük yanılgılardan biri, bencilliği kendini korumak zannetmektir. Oysa kendini korumak, özüne sadık kalmaktır. Kendini hatırlamak, kendine ihanet etmemektir. İnsan, kendi hakikatine ne kadar yaklaşırsa, hayata o kadar sağlam basar.

Bu çağın en büyük gürültüsü, insanın kendi iç sesini bastırmasıdır. Oysa hakikat sessizlikte konuşur. İnsanın kendine sorduğu en yalın sorular, en derin cevapların kapısını aralar: “Ben gerçekten kimim?”, “Korkuyla mı hareket ediyorum, umutla mı?”, “Kaçıyor muyum, yoksa yüzleşiyor muyum?”… Bu soruların her biri, insanın iç yolculuğunda bir dönemeçtir. Çünkü insan, kendini kandırmadığı anda büyümeye başlar.

Kargaşaya, yapay tartışmalara, gösterişe gerek yok… İnsanın en büyük inkılâbı, kendi kalbinde gerçekleşir. Dirilmek; başkasının sesiyle değil, kendi sesiyle konuşabilmektir. Aynaya baktığında gözünü kaçırmamaktır. Kendini gördüğünde korkmamak, eksiklerini inkâr etmeden sevebilmektir.

Kısacası dirilmek, hatırlamakla başlar. İnsan, unuttuğunu hatırladığında yeniden ayağa kalkar. Çünkü hakikat, insanın en derininde zaten vardır; mesele onu yeniden duymaktır.

 

Mutlu ASİLDÜŞ

Köşe Yazarı

Yorum Gönder

0 Yorumlar